1977 çemişgezek doğumluyum. 1987 de Elazığ’a yerleştik. Nereli olduğumu soranlara ne cevap vereceğimi bilemiyorum. Zira Çemişgezek resmiyette Tunceliye bağlı olmakla beraber alış verişi Elazığ’la olduğundan dolayı ne Tunceli bizi tam kabul ediyor nede biz gönül rahatlığıyla Elazığlıyız diyebiliyoruz. Doğum günümün 10 şubat olduğunu askerlikten sonra teyzemden öğrendim zira benimle aynı gün teyzeminde bir oğlu olmuştu..
Hayata 10-0 yenik başladık sayılır…zira doğduğumda köyümüzde elektrik bile yoktu. Ortaçağı yaşıyor sayılırdık. Babalarımız çocuklarını başkalarının yanında sevemezlerdi…bırak sevmeyi ateşe düşseler elini uzatmazlardı…ayıp sayılırdı…..onların yanında konuşmak fikir belirtmek mi ne haddimize…….bakışlarımıza bile kızarlardı……
Yaz tatillerimizi sonsuz yıldızlı yaylalarda koyun kuzu peşinde geçirirdik. Açık büfe restaurantlarda ekmek peynirin tadına doyamazdık…hele birde elimize karpuz kabuğu geçmişse değmeyin keyfimize.
Kimlikte yaşımı 2 yaş küçük yazdıklarından dolayı ilk okula 1 sene geç başladım. İlkokul 1.sınıftayken karne aldığım günün ertesi şehirlerarası otobüse çelme taktığımdan dolayı bana bir aylık hastane cezası verdiler….
Derken büyüdük büyüdük 183 cm ye ulaştık…. Büyük umutlarla 1.sırada kazandığımız İstanbul üniversitesi iktisat fakültesi kamu yönetimi bölümünde hayal kırıklarıyla dolu 4 yıl geçirdik. Arkadaşlar 7 yılda bile okulu bitirmeyeceklerimi söylerlerdi zira haksız da sayılmazlardı….okul yüzü gördüğümüz yoktu ki, (boğaz manzaralı yemekhanede yemek yemek dışında) gezmekten fotoğraf çekmekten….kitap okumaktan( ders dışı kitaplar)…
Bir de baktık ki okul bitmiş.ve biz sudan çıkan balığa döndük…tecrübe yok, iş yok…..para yok….zar zor BİM’de partime iş buldum. Oda evin kirasına bile yetmiyordu…ev dediğimde mutfağı 2 metrekare, banyosu yok…tuvaletinde mantarlar biten, bodrum, metruk bir yapı…neymiş istiklal caddesine 5 dakika mesafedeymiş…..
İş başvurularına arkadaşların cep telefonlarını verirdim bir cebim bile yoktu…..arkadaşlar durumu bana haber verene kadar işi kaçırmış olurduk….yokluğun gözü kör olsun ……derken memlekette ısrarla gel gel dediler…. ….ekonomik ambargoda uygulayarak bizi memlekete geri getirdiler……
ve mali müşavir olduk…..öyle hemen mali müşavir yaptıklarını sanmayın….bu mesleğe verdiğimiz para ve zamanı kaymakamlık sınavlarına verseydik 10 kere kaymakam olmuştuk 20 kere hakim olmuştuk 30 kere müfettiş olmuştuk 40 kere memur olmuştuk 50 kere marketler zincirini kurmuştuk….şimdi ise devletin uygulanması ütopya olan kanunlarını cin mükelleflerimize uygulamaya çalışıyoruz…..mükellefe iyi bir hırsız nasıl olur onun yollarını gösteriyoruz….gösteremediklerimizde piyasadan silinip gidiyor…..Allah taksiratımızı affetsin….her gün Allaha dua etmekteyiz rızkımızı başka bir yerden versin diye….Allah sesimizi hükümete duyura….
Ben Hakan Özçelik her gününe bir şeyler katmak isteyen, insanlığın mutluluğunu her şeyden üstün tutan empati kuran, sorgulayan …………………saygılarımla……………… |